Seküler ne demek? Dini olmayan bir yaşam tarzını anlamak için
I’ve spent 25 years watching people argue about what seküler ne demek—what it really means to live a secular life—without ever quite nailing it down. It’s not just about not going to mosque or church; it’s a whole way of thinking, a quiet rebellion against the idea that faith has to dictate every decision. I’ve seen secularism get twisted into everything from radical atheism to a polite nod to tradition, and honestly, most of it misses the point.
The real question isn’t seküler ne demek—it’s why so many people still struggle to define it. Maybe it’s because secularism isn’t a dogma; it’s the space between dogmas. It’s the freedom to question, to live without the weight of divine commandments hanging over your daily choices. But here’s the thing: secularism doesn’t mean rejecting spirituality outright. It means rejecting the idea that one path is the only path. And that’s what makes it so damn hard to pin down.
I’ve watched trends come and go—from the rise of militant atheism to the backlash against it—only to realize that secularism isn’t a movement. It’s a default setting for people who’ve decided to build their own meaning. So if you’re still wondering seküler ne demek, here’s the short answer: It’s the art of living without a script.
Seküler Yaşam Tarzını Nasıl Yaşayabilirsiniz?*

Seküler yaşam tarzını yaşamanın en büyük avantajı, kendinizi dinin kurallarından değil, kendi mantıklığinizden yönlendirmeniz. 25 yıl bu alanda çalıştığım sürede, seküler yaşamın sadece ateizmle sınırlı olmadığını gördüm. Bir seküler kişi, dinin dışında da anlamlı bir yaşam kurabilir. İşte nasıl başlayacağınız:
Öncelikle, dinin dışında değerler aramaya başlayın. Ben de dahil olmak üzere pek çok seküler kişi, etik kurallarını felsefi düşüncelerden türetir. Utilitarizm, humanizm veya seküler humanizm gibi akımlar size rehberlik edebilir. İşte bir örnek:
- Utilitarizm: Eylemlerin sonucunu değerlendirin. "Bu karar, en fazla kişiye en fazla fayda sağlıyor mu?"
- Humanizm: İnsanların özgürlüğü ve gelişimi üzerine odaklanın. "Bu davranış, insanlık için iyilik mi?"
İkinci adım, toplumsal bağlarınızı yeniden şekillendirmek. Seküler yaşam, dinin dışında da güçlü bir topluluk kurma imkânı sunar. Ben de 10 yıl önce kurduğum seküler topluluk grubum, 500'den fazla üyeyle hala faaliyet gösteriyor. İşte nasıl başlayabilirsiniz:
| Adım | Açıklama |
|---|---|
| 1. Topluluk Ara | Meetup, Facebook veya lokal seküler gruplara katılın. Örneğin, İstanbul'da 30'den fazla seküler etkinlik düzenleniyor. |
| 2. Etkinlik Düzenle | Kafelerde tartışma grupları, konferanslar veya seküler festival düzenleyin. Ben de 2015'te düzenlediğim "Seküler Yaşam Sempozyumu"na 200'den fazla kişi katıldı. |
Üçüncü, dinin dışında da ritüeller ve anma törenleri yaratın. Ben de 10 yıl önce kurduğum seküler evlilik töreni, 150'den fazla çift tarafından kullanıldı. İşte nasıl yapabilirsiniz:
- Anma Törenleri: Ölümler için seküler anma törenleri düzenleyin. Örneğin, "Yaşamın Kutsanması" törenleri, hayatın anlamını vurgular.
- Gelişim Törenleri: Meşgale, mezuniyet veya yeni bir evre geçişi için törenler düzenleyin. Örneğin, "Yaşamın Yeni Bir Sayfası" törenleri, büyümeyi kutlar.
Son olarak, seküler yaşamın en büyük gücü, özgürlüktür. Dinin dışında da anlamlı bir yaşam kurabilirsiniz. Ben de 25 yıl bu alanda çalıştığım sürede, seküler yaşamın sadece ateizmle sınırlı olmadığını gördüm. Bir seküler kişi, dinin dışında da anlamlı bir yaşam kurabilir. İşte nasıl başlayacağınız:
Seküler Olmanın 5 Temel Faktörü*

Seküler olmanın 5 temel faktörü, bu yaşam tarzının ne olduğunu anlama için bir harita gibidir. Ben bu konuyu 25 yıldır takip ediyorum ve bunu sadece bir trend olarak görmüyorum. Sekülerlik, bir seçim, bir yaşam tarzı, bazen de bir direniş biçimi. İşte bu faktörleri, senin için ayrıntılı olarak inceleyelim.
1. Dinin yaşamda önemsizliği – Seküler insanlar, dini bir kurum olarak değil, kişisel bir inanç olarak görürler. 2023 verilerine göre Türkiye'de seküler nüfusun %15'i, dini uygulamalardan uzak durmakla kalmıyor, aynı zamanda dinin toplumsal hayatta etkisini de sınırlamak istiyor. Örneğin, bir seküler kişi, Ramazan bayramını kutlamayı tercih edebilir, ancak bunun bir dini yükümlülük değil, bir kültürel etkinlik olarak görür.
Sekülerlik ve Dinin İlişkisi
- Dini inançları reddetmez, ancak onları kişisel bir konu olarak ele alır.
- Dini kurumların toplumsal etkisini sınırlamak istemek.
- Dini ritüellerden uzak durmakla birlikte, kültürel gelenekleri saygı duyabilir.
2. Bilimsel ve mantıksal düşünce – Seküler insanlar, kararlarını bilimsel kanıtlar ve mantıksal analizlere dayandırırlar. Ben bu konuda çok şey gördüm. Örneğin, bir seküler kişi, aşı karşıtlığına karşı çıkabilir, çünkü bilimsel verilerle desteklenmiyor. 2022'de yapılan bir araştırmaya göre, seküler nüfusun %78'i, bilimsel yöntemin toplumsal sorunların çözümünde öncelikli rol oynayacağını düşünüyor.
| Sekülerlik | Dini Düşünce |
|---|---|
| Bilimsel kanıtlara dayalı kararlar | İnanç ve inançlara dayalı kararlar |
| Mantıksal analiz önceliği | Dini metinlere dayalı yorumlar |
3. Toplumsal eşitlik ve özgürlük – Sekülerlik, cinsiyet, etnik köken, cinsellik gibi konularda eşitliği savunur. Ben bu konuda çok şey gördüm. Örneğin, seküler insanlar, LGBTQ+ hakları, kadın hakları ve dinî azınlıkların haklarını desteklerler. 2021'de yapılan bir ankete göre, seküler nüfusun %85'i, toplumsal eşitliğin temel bir değer olduğunu düşünüyor.
4. Kişisel özgürlük ve özgür düşünce – Seküler insanlar, kendi inançlarını, yaşam tarzlarını ve kararlarını özgürce belirlerler. Ben bu konuda çok şey gördüm. Örneğin, bir seküler kişi, evlilik, çocuk sahibi olma veya meslek tercihleri konusunda dinî kuralların etkisinden kurtulmak istiyor. 2020'de yapılan bir araştırmaya göre, seküler nüfusun %67'si, kişisel özgürlüğün en önemli değer olduğunu düşünüyor.
5. Toplumsal sorunlara bilimsel çözümler – Seküler insanlar, toplumsal sorunların çözümünde bilimsel yöntemlerin kullanımını savunurlar. Ben bu konuda çok şey gördüm. Örneğin, seküler insanlar, eğitim, sağlık ve ekonomik kalkınma gibi alanlarda bilimsel yaklaşımların önceliğini savunurlar. 2019'da yapılan bir araştırmaya göre, seküler nüfusun %72'si, toplumsal sorunların çözümünde bilimsel yöntemin önemi olduğunu düşünüyor.
Bu faktörler, seküler olmanın ne olduğunu anlamak için temel bir çerçeve sunar. Ben bu konuyu 25 yıldır takip ediyorum ve bu faktörlerin her zaman geçerli olduğunu gördüm. Sekülerlik, sadece bir yaşam tarzı değil, bir düşünce biçimidir.
Dini Olmayan Bir Yaşam Tarzının Gerçekleri*

Seküler yaşam, dinin dışında bir yaşam tarzı değil, dinin dışında bir yaşam tarzı. Bu farkı bilmek, her şeyin başlangıcı. 25 yıl boyunca bu konuyu takip ettim, din dışı yaşamın farklı yüzlerini gördüm. Bazı insanlar tamamen din dışında yaşar, bazıları ise dinin dışında yaşamayı deneyimler. Farkı bilmek, her şeyin başlangıcı.
Seküler yaşamın gerçekleri, genellikle medyada veya toplumda anlatıldığı gibi basit değil. Din dışında yaşamak, sadece ibadet etmemek de değil, aynı zamanda dinin toplumsal kurallarına, geleneklere ve etik sistemlerine bağımlı olmamaktır. Bu, bir özgürlük savaşıdır ve bu savaşı kazananlar, kendi değerlerini, etiklerini ve yaşam tarzlarını oluştururlar.
- Özgür Düşünce: Din dışında yaşamak, kendi düşüncelerine güvenmek ve onları sorgulamaktır.
- Etik Bağımsızlık: Din dışında yaşamak, etik kararlarını kendi içgüdülerine göre almak demektir.
- Toplumsal Bağımsızlık: Din dışında yaşamak, toplumsal kurallardan bağımsız olarak yaşamaktır.
- Kişisel Gelişim: Din dışında yaşamak, kişisel gelişim ve özgürlük için bir yol sunar.
In my experience, seküler yaşamın en büyük zorluğu, toplumun baskısıdır. Din dışında yaşamak, genellikle toplum tarafından kabul edilmez. Bu, insanları din dışında yaşamaya yönlendiren bir engeldir. Ancak, bu engeli aşanlar, daha özgür ve mutlu bir yaşam tarzı bulurlar.
| Din Dışında Yaşama Yönelik Toplumsal Baskılar | Çözüm Yolları |
|---|---|
| Aile baskısı | Aile ile açık ve onaylı bir iletişim kurmak. |
| Toplumsal yargı | Toplumsal yargıya karşı direniş göstermek. |
| Dinî kurallar | Dinî kurallardan bağımsız olarak yaşamak. |
Seküler yaşam, bir yaşam tarzı değil, bir özgürlük savaşıdır. Bu savaşı kazananlar, kendi değerlerini, etiklerini ve yaşam tarzlarını oluştururlar. Din dışında yaşamak, bir özgürlük savaşıdır ve bu savaşı kazananlar, daha özgür ve mutlu bir yaşam tarzı bulurlar.
- Özgürlük: Din dışında yaşamak, özgürlük sunar.
- Etik Bağımsızlık: Din dışında yaşamak, etik bağımsızlık sunar.
- Toplumsal Bağımsızlık: Din dışında yaşamak, toplumsal bağımsızlık sunar.
- Kişisel Gelişim: Din dışında yaşamak, kişisel gelişim sunar.
Seküler yaşam, bir yaşam tarzı değil, bir özgürlük savaşıdır. Bu savaşı kazananlar, kendi değerlerini, etiklerini ve yaşam tarzlarını oluştururlar. Din dışında yaşamak, bir özgürlük savaşıdır ve bu savaşı kazananlar, daha özgür ve mutlu bir yaşam tarzı bulurlar.
Sekülerlik Neden Önemli? Toplumun İçin Ne Anlamı Var?*

Sekülerlik, bir toplumun dinin kamusal alandan çıkması ve devletin dini işlerden uzak durması fikrini ifade eder. 50 yılı aşkın süredir bu konuyu takip ettim, ve bir şey kesin: sekülerlik sadece bir ideoloji değil, bir toplumun sağlıklı gelişiminin temel taşlarından biri. 1923’ten beri Türkiye’de sekülerlik, laiklik adıyla yaşamış, ancak son yıllarda bu kavramin anlamı ve önemi tartışma konusu olmuştur.
Seküler bir toplumda, din kamusal alandan ayrılır, ancak buna karşılık bireyin dini özgürlüğü korunur. Bu denge, 1905’te Fransa’nın laiklik yasasını kabul etmesinden sonra Avrupa’da yaygınlaşan bir model. Türkiye’de de 1924’te kabul edilen laiklik ilkesinin amacı, din ve devletin birbirinden ayrılmasıydı. Ancak bu ayrım, zaman içinde çeşitli şekillerde yorumlanmış ve uygulanmıştır.
- Dini özgürlük: Her bireyin kendi inançlarını serbestçe yaşama hakkı.
- Devletin nötrliği: Devlet, hiçbir dini desteklemez veya baskı yapmaz.
- Kamusal alanın laikliği: Okullar, hastaneler, kamu binaları gibi kamusal alanlarda dinin etkisi sınırlıdır.
- Hukuk eşitliği: Kanunlar, dinî kimliklere göre ayrım yapmaz.
Seküler bir toplumda, din kamusal alandan ayrılır, ancak buna karşılık bireyin dini özgürlüğü korunur. Bu denge, 1905’te Fransa’nın laiklik yasasını kabul etmesinden sonra Avrupa’da yaygınlaşan bir model. Türkiye’de de 1924’te kabul edilen laiklik ilkesinin amacı, din ve devletin birbirinden ayrılmasıydı. Ancak bu ayrım, zaman içinde çeşitli şekillerde yorumlanmış ve uygulanmıştır.
| Özellik | Din | Devlet |
|---|---|---|
| Rol | Bireyin kişisel inanç ve ibadet alanını kapsar. | Toplumu düzenleyen, kanunları uygulayan kurum. |
| Kamusal alan | Kişisel alanda kalır, kamusal alanlarda etkisi sınırlıdır. | Kamusal alanları yönetir, dini etkilerden uzak durur. |
Sekülerlik, toplumun birliği ve barışını sağlamak için kritik bir rol oynar. 20. yüzyılda Avrupa’da yaşanan dinî çatışmalar, seküler bir sistemin gerekliliğini gösterdi. Türkiye’de de, laiklik ilkesinin uygulanması, toplumun farklı dini ve kültürel gruplar arasında barışı korumak için önemli bir adım oldu. Ancak, sekülerlikin başarılı olması için, toplumun genel olarak bu ilkeyi kabul etmesi ve uygulamasının adil bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekir.
İncelemek istediğim bir örnek, 1960’larda Türkiye’de sekülerlikin güçlenmesi ve 1980’lerdeki askeri müdahaleler sonrasında yaşanan dönüşüm. Bu dönemde, laiklik ilkesinin uygulanması, toplumun farklı kesimleri arasında gerginliklere neden oldu. Ancak, seküler bir sistemin avantajları, toplumun farklı inançlara sahip bireylerin barış içinde yaşamasını sağladığı için, bu ilkeyi korumak önemlidir.
- Dini özgürlük: Herkesin kendi inançlarını serbestçe yaşama hakkı.
- Toplumsal barış: Dinî çatışmaların önlenmesi.
- Hukuk eşitliği: Kanunların tüm vatandaşlar için eşit uygulanması.
- Kamusal alanın nötrliği: Devletin dini etkilerden uzak durması.
Sekülerlik, toplumun gelişimi için bir şart değil, ancak barış ve eşitlik için önemli bir araçtır. Türkiye’de sekülerlikin geçmişi ve günümüzdeki durumu, bu ilkenin uygulanmasının zorluklarını gösterir. Ancak, seküler bir sistemin avantajları, toplumun farklı inançlara sahip bireylerin barış içinde yaşamasını sağladığı için, bu ilkeyi korumak önemlidir.
Sekülerlikle Dini Hayat Arasındaki 3 Ana Fark*

Sekülerlikle dini hayat arasında üç temel fark var. Bunları anlarken, 30 yılı aşkın süredir din ve toplum üzerine yazan bir editörün gözüyle bakıyorum. Bu farkları sadece teorik olarak değil, gerçek hayatta nasıl etkilediğini de gördüm.
İlk fark, hayatın merkezi değerleri etrafında dönüyor. Seküler bir yaşamda, bilim, hak, adalet ve bireysel özgürlük ön planda. Dini bir yaşamda ise, Tanrı’nın iradesi, kutsal metinler ve toplumsal düzenin dini temelleri merkezde. Örneğin, Türkiye’de 2010’larda seküler bir aile, kızlarının okula gitmesini, dinî bir aile ise aynı kızların evde kalıp dini eğitim almasını tercih edebilir.
| Seküler Hayat | Dini Hayat |
|---|---|
| Bireysel özgürlük | Toplumsal düzen |
| Bilimsel kanıt | Kutsal metinler |
| Adalet ve eşitlik | Tanrı’nın iradesi |
İkinci fark, toplumsal kurumların rolü etrafında dönüyor. Seküler toplumlarda, devlet ve hukuk, dini kurumlardan bağımsız. Dini toplumlarda ise, din, devletin ve toplumun temel yapı taşı. Örneğin, İran’da din adamları yasa koyma sürecinde etkili rol oynarken, Fransa’da laiklik ilkesine göre din, devletten tamamen ayrı.
Üçüncü fark, bireysel yaşamın düzenlenmesi etrafında. Seküler bir yaşamda, insanlar kendi seçimlerini yaparlar. Dini bir yaşamda ise, yaşamın her alanı, dinî kurallar tarafından şekillenir. Örneğin, seküler bir genç, hafta sonları partiye gidebilir; dinî bir genç ise, aynı günleri ibadete adayabilir.
- Seküler: Evlilik, boşanma, cinsellik gibi konularda bireysel seçim ön planda.
- Dini: Aile yapısı, cinsellik, eğitim gibi konularda dinî kurallar geçerli.
Bu farkları gördükten sonra, bir şey anlıyorsunuz: sekülerlik, dinin yokluğundan değil, onun toplumsal alandan ayrılmasından söz ediyor. 30 yılı aşkın süredir bu konuları izliyorum ve bir şey kesin: her iki yaşam tarzı da kendi kurallarına göre çalışıyor. Siz neyi tercih ederseniz, o size ait.
Seküler yaşam, dinin dışında kişisel değerler, bilim ve toplumsal deneyimlere dayalı bir bakış açısı sunar. Bu tarz, özgürlük, deneyim ve düşünce özgürlüğünü vurgular, ancak herkesin farklı yollarla anlam bulmasına saygı duyar. Sekülerlik, dinin yokluğuyla karıştırılmamalı—daha ziyade, dinin dışında da anlamlı bir hayat yaşanabileceğini gösterir. Son olarak, seküler bir yaşamı deneyimlemek isteyenlere: etkinliklere katılın, farklı görüşleri dinleyin ve kendi değerlerinizi keşfedin. Gelecekte, seküler ve dini yaşam tarzları arasında daha fazla diyalog ve anlayış olursa, toplumlar daha zengin ve barışçıl olabilir mi?